GPS’e meydan okuyan yeni uydu navigasyon sistemi, 100 kat daha güçlü sinyal ile yoğun şehirler ve kapalı alanlarda dahi hassas konum belirleme sunmayı hedefliyor.
Düşük Dünya yörüngesinde (LEO) konumlanacak yeni navigasyon uyduları, GPS ve diğer küresel sistemlere kıyasla 100 kat daha güçlü sinyal sunarak yoğun şehirler, sık ağaçlık alanlar ve kapalı mekanlarda dahi hassas konum belirleme hedefliyor. Bu yeni sistem, GPS sinyallerini karıştırma (jamming) girişimlerine karşı da daha dayanıklı bir yapı vadediyor.
California merkezli Xona Space Systems, bu hedef doğrultusunda altı üretim uydusunu Ekim 2026’da uzaya göndermeyi planlıyor. İlk hizmetlerin 2027’de başlaması öngörülüyor. Toplam 258 Pulsar uydusundan oluşacak takımyıldız tamamlandığında, kullanıcıların Dünya’nın herhangi bir noktasındaki konumlarını birkaç santimetre hassasiyetle belirleyebilmesi bekleniyor.
Xona Space Systems Kurucu Ortağı Adrien Perkins, daha yüksek sinyal gücünün, GPS’in yetersiz kaldığı kapalı alanlarda dahi hizmet sunulmasını sağlayacağını belirtti. Perkins, sistemin GPS’e kıyasla sinyal karıştırma girişimlerinden çok daha az etkileneceğini de ekledi.
Şirketin ilk uydusu Pulsar-0, 1 Temmuz 2025’te SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatıldı. Çeşitli ülkelerde gerçekleştirilen canlı GPS karıştırma testlerine katılan Pulsar-0, GPS’ten 100 kat daha güçlü sinyaller sayesinde, sinyal karıştırıcıların etkili olduğu alanı yüzde 95 oranında azalttı. Pulsar sinyallerine eklenen sahteciliğe karşı filigran sistemi ve yazılım güncellemeleriyle uydu, 4,2 santimetrelik hata payını 1,5 santimetreye indirdi.
Pulsar uyduları, konum belirlemenin yanı sıra hassas zamanlama hizmetleri de sunacak. Xona, finans piyasaları, telekomünikasyon, veri merkezleri ve ulaşım sistemleri için hassas zamanlama hizmetleri konusunda çeşitli müşterilerle anlaşmalar yaptı. Şirket, uzun vadede 10 nanosaniye hassasiyetinde zaman referansı sunmayı hedefliyor. Bu, GPS uydularındaki atomik saatler yerine yazılım tabanlı bir çözümle sağlanacak.
Pulsar takımyıldızı yaklaşık 16 uyduya ulaştığında şehirlerde zamanlama hizmetlerinin sürekliliğinin artması bekleniyor. Bir bölgede aynı anda dört Pulsar uydusunun görülebilmesi durumunda santimetre seviyesinde konum doğruluğu mümkün olacak. Xona, bu hedefi öncelikli bölgelerde, takımyıldız tamamlanmadan gerçekleştirmeyi planlıyor.
Ohio State Üniversitesi ASPIN Laboratuvarı Direktörü Zak Kassas, bu tür LEO tabanlı konumlandırma sistemlerinin ilk kullanıcılarının, hizmet sürekliliği, dayanıklılık, doğruluk ve güvenliğe yüksek önem veren savunma, ulusal güvenlik ve kamu kurumları olacağını öngörüyor. LEO uydularının Dünya’ya yakınlığı daha güçlü sinyal sağlasa da küresel kapsama için yüzlerce uyduya ihtiyaç duyuluyor. SpaceX’in düşük maliyetli fırlatma hizmetleri, bu ölçekte uydu takımyıldızlarını daha uygulanabilir hale getiriyor.
Xona, Belçikalı uydu üreticisi Aerospacelab ile bazı uyduların üretimi için anlaştı. Kalan uyduların büyük bölümü ise California’daki tesislerinde üretilecek. Şirket, yeni uydularını farklı roket sağlayıcılarıyla uyumlu tasarlayarak daha düşük maliyetli fırlatma seçeneklerinden yararlanmayı amaçlıyor.
Xona’nın yanı sıra Virginia merkezli TrustPoint de düşük Dünya yörüngesinde konumlandırma hizmeti sunacak 300 uyduluk bir takımyıldızı üzerinde çalışıyor. Xona, Pulsar sinyallerini mevcut GPS alıcılarıyla uyumlu olacak şekilde tasarlamayı tercih etti. Şirket, bazı mevcut donanımların yalnızca yazılım ve ürün yazılımı güncellemeleriyle Pulsar sinyallerini kullanabileceğini belirtiyor. Bu doğrultuda 9 Temmuz 2026’da Pulsar Verified adlı uyumluluk programını duyuran Xona, Trimble, Septentrio, STMicroelectronics, Safran, StarNav ve Keysight gibi şirketlerle işbirliği yapıyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap