Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, sistemde döviz likiditesi sıkıntısı bulunmadığını ve kur rejiminin sağlıklı işlediğini duyurdu.
Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Körfez bölgesindeki savaşın Türkiye ekonomisi ve piyasalara etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karahan, sistemde bir döviz likiditesi sıkıntısı olmadığını ve uygulanan kur rejiminin sağlıklı işlediğini net bir şekilde belirtti. Bankaların Merkez Bankası ile swap işlemlerine yeniden yöneldiğini vurguladı.
Başkan Karahan, döviz likiditesinin desteklenmesi gereken dönemlerde altın kaynaklı işlemlerin kullanılmasının doğal bir tercih olduğunu ifade etti. Bu işlemlerin önemli bir kısmının vadeli altın-döviz takası niteliğinde olduğunu, vadesi geldiğinde söz konusu altınların yeniden rezervlere geri döneceğini kaydetti.
Merkez Bankası’nın proaktif, esnek ve kontrollü bir yaklaşım izlediğini aktaran Karahan, tüm adımlarının amacının fiyat istikrarını destekleyerek finansal istikrarı güçlendirmek olduğunu belirtti.
Fatih Karahan, Körfez bölgesindeki savaşın enerji fiyatlarında belirgin bir yükselişe yol açtığını ve bunun enflasyon üzerinde maliyet kaynaklı baskı yarattığını açıkladı. Merkez Bankası analizlerine göre, petrol fiyatlarında yüzde 10’luk kalıcı bir artışın tüketici enflasyonunu bir sene içinde yaklaşık 1,1 puan artırdığı görülüyor. Uygulamaya konulan eşel mobil sisteminin bu etkinin tüketici fiyatlarına yansımasını önemli ölçüde sınırladığı vurgulandı.
Karahan, artan enerji maliyetleri ve dış belirsizliklerin ekonomik aktivite üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturmasını beklediklerini ifade etti. Petrol fiyatlarındaki arz yönlü bir artışın büyüme oranında gerilemeye neden olduğuna işaret eden Merkez Bankası Başkanı, cari dengedeki olası bozulmanın yönetilebilir seviyede kalmasını öngördüklerini dile getirdi.
Başkan Karahan, Merkez Bankası’nın mevcut kur rejimini 2026 yılında da sürdüreceğini teyit etti. Rezervler üzerindeki baskının küresel risk iştahındaki değişimlerin olağan bir sonucu olduğunu belirten Karahan, enflasyon görünümü üzerindeki etkileri sınırlayıcı yönde önlemler aldıklarını kaydetti.
Kamuoyunda tartışılan rezerv politikasına ilişkin olarak Karahan, altın rezervlerinin 2016 yılından bu yana iki katına çıktığını ve Mart 2026 itibarıyla toplam rezerv içindeki payının yüzde 60’ı aştığını söyledi. Döviz likiditesini desteklemek için altın kaynaklı işlemlerin kullanılmasının doğal bir tercih olduğunu ifade etti. Merkez bankacılığında bu tür işlemlerin ticari bir kar-zarar perspektifiyle değerlendirilmesinin doğru olmadığını ekledi.
Fatih Karahan, dezenflasyon sürecinin devamı için gereken sıkılığı sağlamakta kararlı olduklarını yineledi. Tüm adımlarının fiyat istikrarını desteklemek ve finansal istikrarı güçlendirmek amacını taşıdığını vurguladı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap