Orta Doğu’daki savaş ortamı küresel ekonomiyi sarstı. Bir ayda dünya borsalarında 14 trilyon dolar buhar olurken, enerji arzı büyük risk altında kaldı.
Orta Doğu’da 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın misillemeleriyle tırmanan savaş ortamı, küresel ekonomiyi derinden sarstı. Savaşın ilk ayında dünya borsaları toplam 14 trilyon dolar değer kaybederek 157,5 trilyon dolardan 143,5 trilyon dolara geriledi. Bu süreçte Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar küresel enerji arzını tehdit etti, Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı.
Yaklaşık 14 trilyon dolarlık bu kayıp, yatırımcı güvenindeki erozyonu ve savaşın ekonomik yansımalarının genişliğini gözler önüne serdi. Küresel enerji arzının kalbi olan Orta Doğu’daki bu durum, petrol ve LNG taşıyan gemilerin geçişlerinde ciddi aksaklıklar yarattı. Artan güvenlik riskleri, küresel enerji akışını doğrudan sekteye uğrattı.
Gelişmeler, Brent petrolün varil fiyatını 100 doların üzerine taşıdı ve özellikle jet yakıtı gibi petrol ürünlerinde fiyat baskısını artırdı. Artan enerji maliyetleri, yükselen navlun ücretleri ve savaş riskine bağlı sigorta giderleri, tarım başta olmak üzere tüm üretim zincirini olumsuz etkiledi.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, küresel ölçekte artan jeopolitik tansiyonun fiyatlara yansımasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Aslanoğlu, risk unsurunun devreye girdiğini ancak etkisinin şimdilik daha çok finansal varlıklarda gözlendiğini belirtti.
Prof. Dr. Aslanoğlu, dünyadaki fiyatlamalarda bir risk priminin devreye girdiğini ifade etti. Petrol fiyatlarının savaş bitse dahi 20-30 dolarlık bir risk primini barındırabileceğini, altın fiyatlarının da benzer çıkışı 28 Şubat öncesinde yaptığını hatırlattı.
Aslanoğlu, reel taraftaki fiyatlamalarda petrol ve buna bağlı ürünlerin, taşımacılık maliyetlerini doğrudan etkileyeceğini vurguladı. Ürün fiyatlarında ana belirleyici unsurun hala arz-talep dengesi olduğunu ve özellikle arz yönlü bir şok yaşandığını ekledi.
Prof. Dr. Aslanoğlu, dünya petrolünün ve doğal gazının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ciddi sonuçlar doğuracağını anımsattı. Bölgenin nitrojene dayalı gübrenin, dünya alüminyumunun yüzde 10-15’inin ve gübrenin yüzde 25-30’unun geçiş noktası olduğunu belirtti.
Aslanoğlu, “dünyanın fabrikaları” olarak nitelendirilen Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya’nın Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yüzde 80’ini aldığını ifade etti. Bu ülkelerin enerji girdisini sağlayamadıkları ölçüde arz tarafında sorunlar yaşayabileceği uyarısında bulundu.
Özellikle Hark Adası’na olası saldırı, kara harekatının başlaması veya İran’ın enerji arzının durması durumunda, fiyatlar üzerindeki baskının büyük ölçüde arz yönlü şoklardan kaynaklanacağını dile getirdi.
Prof. Dr. Aslanoğlu, Hürmüz Boğazı’nın kapanması veya geçiş ücreti alınması konusunun sürdürülebilirlik açısından tartışmalı olduğunu aktardı. Petrol fiyatlarının 200-300 dolara çıkmasının kısa vadede fayda sağlasa da talep düşüşü yaratacağını ve bunun üretici ülkelere yarardan çok zarar getireceğini belirtti.
Aslanoğlu, lojistik ve sigorta şirketlerinin risk primlerinden dolayı kısa vadede avantaj elde edebileceğini söyledi. Ancak riskin gerçekleştiği bir ortamda, sigorta şirketlerinin de ciddi zorluklarla karşılaşabileceğini vurguladı. Küresel toparlanma olsa bile yüksek enerji fiyatlarının gıda ve emtia fiyatlarını yüksek tutabileceğini ekledi.
Bu durumun, emtia üreticisi Latin Amerika ve Afrika’daki bazı ülkeler ile kısmen Orta Doğu ülkelerini pozitif ayrıştırabileceğini düşündürdü. Ancak Orta Doğu ülkelerinin ciddi hasarla karşı karşıya kaldığını, maliyetlerinin gelirlerinden fazla olabileceğini ifade etti. Aslanoğlu, bu tür krizlerde büyük ölçekli şirketlerin risk yönetimi ve likidite açısından daha avantajlı konumda olduğunu belirtti.
Büyük şirketlerin likidite ve risk yönetimi tecrübesi bakımından avantaj sağladığını aktaran Aslanoğlu, küçük işletmelerin ise likidite akışındaki kesintiler nedeniyle bu tür dönemlerde daha fazla zorlandığını belirtti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap